Sevgili üyelerimiz;
Gönül isterdi ki 29 mayıs 2011 Pazar günü piknik alanında yaşananları tüm
detayı ile yazalım. Hatta siteye yazı yazmaya hazırlandığımız dakikalarda gelen
acı haber. Piknik detaylarını tam anlamı ile yazmamıza engel oldu.
Yinede eğlence kısmını bir kenara bırakarak özet olarak birkaç konuyu
bilginize sunmak istiyoruz. Piknik her yıl olduğu gibi normal akışı ile
başladı. Millet vekili adaylarından Sebahat AKKİRAZ ve Çetin SOYSAL’ın piknik
alanına gelerek bizi ziyaret etmesi köylülerimize ve milletvekili adaylarına
pozitif enerji vermiştir.
Dernek Başkanımız Hüseyin KIZGIR
yaptığı konuşmada çok önemli bir konuya vurgu yapmıştır. Özellikle son zamanlarda
köy için yapılması düşünülen Cem evi, morg,misafirhane ve yemek hane arsası
konusunda üyelerimiz ve ailelerinin son derece duyarsız davrandıklarını dile
getirdi. Ve uygun arsası olanların böyle bir düşüncelerinin olup olmadığını sormasına rağmen kimseden ses
çıkmadı.
2011- 2013 yılları arasında köy ağası artırmasına katılım diğer yıllara
oranla biraz azdı. 1000 lira ile açılışı 2009-2011 Ağamız Rüştü KIZGIR başlattı
ve açık artırma 20 dakika kadar devam ederek en son 4000 lira teklif eden
üyemiz Zafer YIKILKAN’ın Ağa seçilmesi ile son buldu. Kendisini Tüm üyelerimiz
adına tebrik eder. Dernek ve köyümüz adına yaptığı katkılardan ötürü teşekkür
ederiz.
Ağa seçimi tamamlandıktan sonra yapılan bağış kampanyasında 7000 lira
civarında para toplanmıştır. Bağış yapan tüm üyelerimize teşekkür ederiz.
Yapılan bağışlar ve ağalık ücreti ile en kısa zamanda köy için düşünülen
projeyi hayata geçirmeye çalışacağız.
Piknik detaylarını yazmadan önce daha önemli bir olay vardı. Esas değinmek
istediğimiz konu: Önce tüm insanlığı ve biz insanlık içinde oluşturduğumuz bir
topluluğu ilgilendiriyordu.
Konu içeriğinin açılımı şöyle: Sevgili üyelerimiz, bir çoğumuz yıllar
önce doğduğumuz topraklarımızı terk ederek İstanbul’a yerleştik tabi başka
şehirlerde yaşayan köylülerimizde var. İstanbul’da yaşayanlar olarak .
Birbirimizden ayrı kalmak istesek de bunu yapamıyoruz. Buna mukabil bir arada
olmayı da pek başardığımız söylenemez. Birkaç
kısa örnek vermek gerekirse kitlesel olaylarda bir bölümümüz yabancıyı
oynamayı, bir bölümümüz toplum dışında kalmayı, bir kısmımız çeşitli mazeretler
uydurmayı, bir kısmımız ise köylülerimiz ile bir arada olmak için elimizden
gelen çabayı gösteriyoruz. Tabi bu konuda kimseye engel olmak,tavır koymak veya
eleştirmek haddimize değil fakat ortada bir gerçek var. Biz toplum olarak kendi
insanlarımızın olmadığı yerlerde ne yazık ki tek başımıza rahat davranamıyoruz.
Hep çevremizde geçmişten tanıdığımız,kendisini tam olarak tanımasak dahi
ailesinden birilerini tanıdığımız insanlar arasında olmayı tercih ediyoruz. Buradan
yola çıkarak şu gerçeğin kaçınılmazlığını anlatmaya çalışıyoruz. Bir düğün,bir
piknik,bir cenaze,bir cenaze yemeği düşünün neredeyse orada bulunan bütün
insanları tanıyoruz, sevsek de sevmesek de selamlaşıp, hal hatır soruyoruz. Ve ne
yazık ki bir gün önce gördüğümüz bir insanı bir daha görmeme gibi bir gerçeğin
var olduğunu biliyoruz. Çekilen bir video,bir resim belki o günü
ölümsüzleştiriyor ama ne yazık ki, o kareden her gün birileri aramızdan
ayrılıyor. Tıpkı en son hayatını kaybeden Yadigar ÖZÇELİK, Ali YIKILKAN,Turan
HAZIRCI,Hurşit ÖRS , Gülizar KIZGIR ve isimleri bile yavaş yavaş unutulan nice
tanıdık ve sevdiklerimiz gibi.. Lütfen
bu gerçeği göz ardı etmeden tüm köylülerimiz bir arada yaşamayı,
paylaşmayı, kaynaşmayı ve en önemlisi bir birimizi kırmadan, üzmeden
yaşantımızı sürdürmeyi kendimize ilke edinelim. Hepinize sevgi ve saygılarımızla….
TAVŞANLI KÖYÜ KALK.VE GÜZELLEŞTİRME DERNEĞİ Y. KURULU